admin

admin

30 Eylül 2026 Çarşamba

Mazottan Ekonomik Toparlanmaya: Türkiye İçin Yeni Bir Yol Haritası

Mazottan Ekonomik Toparlanmaya: Türkiye İçin Yeni Bir Yol Haritası
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mazottan Ekonomik Toparlanmaya: Türkiye İçin Yeni Bir Yol Haritası

Ercan Selçukoğlu

Türkiye ekonomisinin bugün karşı karşıya bulunduğu sorunları değerlendirirken yalnızca rakamlara değil, bu rakamların vatandaşın günlük hayatındaki karşılığına bakmak gerekiyor.

Akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş bunun en somut örneklerinden biri. Mazot fiyatındaki her artış; çiftçinin üretim maliyetinden nakliyecinin giderine, sanayicinin lojistik maliyetinden market rafındaki ürünün fiyatına kadar geniş bir zinciri etkiliyor.

Küresel ölçekte yaşanan savaşlar, jeopolitik gerilimler ve petrol piyasalarındaki dalgalanmalar, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerin ekonomisini doğrudan etkiliyor. Ancak güçlü bir ekonomi, dış gelişmelerden etkilense bile bu etkileri mümkün olduğunca sınırlayabilecek iç dayanıklılığa sahip olmalıdır.

Ben Türkiye’nin bu zorlu süreci aşabilecek güce ve potansiyele sahip olduğuna inanıyorum.

Sayın Cumhurbaşkanım, size sonsuz güveniyorum. Bu güvenin, ekonomide atılacak kararlı adımlarla ve vatandaşın hayatında hissedeceği somut iyileşmelerle güçlenmesini diliyorum.

Mazot konusunda bir temenni

Bugün mazot fiyatlarının vatandaş ve üretici üzerindeki yükünü hepimiz görüyoruz.

Gelecekte akaryakıt fiyatlarının hangi seviyelerde olacağını bugünden kesin biçimde söylemek mümkün değil. Petrol fiyatları, döviz kuru, vergiler ve küresel gelişmeler fiyatlar üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Benim dileğim ise çok açık:

Bir gün mazot fiyatlarının yeniden 27 TL seviyelerini görebileceği, vatandaşımızın akaryakıt yükünün önemli ölçüde hafifleyeceği günleri görmek istiyorum.

Bu ifadeyi kesin bir fiyat tahmini ya da ekonomik öngörü olarak değil, vatandaşın üzerindeki maliyet baskısının azalmasına yönelik samimi bir temenni olarak ifade ediyorum.

Çünkü asıl mesele yalnızca mazotun litre fiyatı değildir. Asıl mesele; vatandaşın gelirinin değerini koruduğu, çiftçinin üretim yapabildiği, esnafın ayakta kalabildiği ve insanların geleceğe daha güvenli bakabildiği bir ekonomik ortamın oluşturulmasıdır.

Çözümün merkezinde üretim olmalı

Türkiye’nin ekonomik toparlanmasının kalıcı olabilmesi için üretim kapasitesinin güçlendirilmesi gerekiyor.

Çiftçinin mazot, gübre, yem ve tohum maliyetleri düşürülmeli; tarımsal destekler daha öngörülebilir hale getirilmelidir.

Sanayicinin enerji ve finansman maliyetleri azaltılmalı, yatırım yapan ve istihdam sağlayan işletmeler desteklenmelidir.

KOBİ’lerin finansmana erişimi kolaylaştırılmalı; desteklerin borç çevirmeye değil, üretime ve istihdama yönelmesi sağlanmalıdır.

Enflasyonla mücadele ve güven

Ekonomik istikrarın temel şartlarından biri fiyat istikrarıdır.

Vatandaşın birkaç ay sonrasını öngörebildiği, işletmelerin yatırım kararlarını güven içinde alabildiği bir ekonomik ortam oluşturulmalıdır.

Bunun için para ve maliye politikalarında öngörülebilirlik korunmalı, kamu harcamalarında tasarruf kalıcı hale getirilmeli ve kamu kaynakları mümkün olduğunca üretken yatırımlara yönlendirilmelidir.

Ekonomide güven, bir günde oluşmaz. Tutarlı politikalar ve kararlı uygulamalarla zaman içinde inşa edilir.

Enerji bağımsızlığı stratejik öncelik

Akaryakıt fiyatlarındaki küresel dalgalanmaların Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisini azaltmanın en kalıcı yollarından biri enerji bağımlılığını azaltmaktır.

Yerli ve yenilenebilir enerji yatırımları hızlandırılmalı, enerji verimliliği artırılmalı ve sanayide enerji tüketimini azaltacak teknolojilere yatırım yapılmalıdır.

Enerjide dışa bağımlılığın azalması, uzun vadede hem cari dengeye hem de ekonomik istikrara önemli katkı sağlayacaktır.

Türkiye’nin potansiyeli büyük

Türkiye’nin genç nüfusu, güçlü girişimcilik kültürü, sanayi altyapısı, tarımsal üretim kapasitesi ve stratejik coğrafi konumu önemli avantajlardır.

Bu avantajların yüksek katma değerli üretim, teknoloji ve ihracat politikalarıyla desteklenmesi halinde Türkiye’nin ekonomik potansiyelini çok daha ileri bir seviyeye taşıması mümkündür.

Ben geleceğe bu açıdan umutla bakıyorum.

Sayın Cumhurbaşkanım, size sonsuz güveniyorum.

Dileğim; bir gün mazotun vatandaşımızın bütçesini zorlamayacak seviyelere gerilemesi, hatta benim temennim olan 27 TL seviyelerinin yeniden konuşulabileceği günlerin gelmesi.

Fakat bundan daha önemlisi; enflasyonun kalıcı biçimde düşürüldüğü, alım gücünün yükseldiği, çiftçinin ve esnafın rahatladığı, sanayicinin yatırım yaptığı ve gençlerin geleceğe güvenle baktığı bir Türkiye’nin inşa edilmesidir.

Bunun yolu bellidir:

Üretim, istikrar, tasarruf, enerji bağımsızlığı, yüksek katma değerli ihracat ve ekonomik güven.

Türkiye’nin önünde zorlu bir süreç olabilir. Fakat doğru politikalar, kararlı uygulamalar ve milletimizin üretme gücüyle bu sürecin aşılabileceğine inanıyorum.

Belki bugün zor günlerden geçiyoruz.

Ama geleceğe umutla bakmak için güçlü nedenlerimiz var.

Türkiye’nin ekonomik olarak daha güçlü, daha müreffeh ve daha istikrarlı bir döneme ulaşması mümkündür.

Ve benim en büyük temennim, bu güzel günleri hep birlikte görebilmektir.

Mazottan Ekonomik Toparlanmaya: Türkiye İçin Yeni Bir Yol Haritası

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.